Filed under Genel

Bir Viyana Gezisi: Viyana’da Neler yapılır?

Geçtiğimiz yıllarda Ürdün’e gitmiş, orada yaşadığım turistik deneyimi bloğumda yayınlamıştım. Bu yazının oldukça okunduğunu söyleyebilirim. Belki de Ürdün’e çok giden olmadığından ya da gidenlerin pek blog yazısı kaleme almadığından olabilir. Her ne kadar Viyana ile ilgili internette çok daha fazla yazı bulunsa da ben yine de kendi deneyimimi yazayım dedim. Öncelikle bu gezinin 2015 yılında … Okumaya devam et

Trafik Işıklarındaki Yalnızlığım!

Kırmızı ışıkta durmuşum. Arabada tek başımayım. İleri yönlü gidiş için yeşil yanıyor ama sola dönüş hala kırmızı. Yan şeritteki 5-6 araba hareket ediyor ve sola dönüyor. Arkamdaki arabada bulunan adam şiddetle kornaya basıyor. Sonra biraz geri açılıp yanımdan geçiyor ve o da sola dönüyor. Geçerken de kornaya basmaya devam ediyor ve haykırıyor. Muhtemelen küfürler sıralanıyor. Kısa … Okumaya devam et

Mençuna: Cennet Cehennem!

Baştan söyleyeyim: Bu yazı hem eşsiz bir doğayı ve insanlarını hem de karşılaştıkları olumsuz olayları anlatmakta. Ben olsam okuyup okumamayı bir düşünürdüm. Bu türde, hem güzellikleri anlatan sonra da olacak kötü şeyleri tarif eden yazıları, hikayeleri okumaktan kendi adıma yoruldum. Negatif şeyler o kadar çok ki okudukça enerjim tükeniyor, dipteki moralim daha da aşağılarda kendine … Okumaya devam et

Guçinler’de Karar Alma ve Gezi Hareketi

  Öncelikle bu yazıyı yazmama neden olan hikayeyi kısaca özetleyeyim:   Guçinler (yerel adlarıyla Gwich’in – http://tr.wikipedia.org/wiki/Guçinler), Kuzey Amerika’nın en kuzeyinde yaşayan yerli bir halk. Hayatlarının en önemli parçalarından birisi ren geyikleri. Sadece besin olarak değil kültürel ve ruhani açılardan da ren geyikleriyle iç içe geçmiş bir yapıları var. Kendilerini ren geyiklerini korumaya adamışlar. Ren … Okumaya devam et

Deri Ayakkabım!

Bu sabah ayakkabımı boyuyorum. Deri ayakkabımı. Bir an ellerim arasındadaki objenin gerçekte ne olduğunu fark ettim. Daha önce bu dünyada yaşamış bir canlının derisi. O canlının hangi tür olduğunu bile bilmiyorum. İnek? Koyun? Sonra nerede yaşamış olabileceğini düşündüm. Ve nasıl yaşadığını! O ayakkabı hakkındaki düşüncelerim rahat olduğu ve hangi kıyafetlerle giyilebileceği ile sınırlı. Acaba hiç … Okumaya devam et

Özgürlük Engelli Olmak!

“Hareket edemememe ve bilgisayar üzerinden konuşmama rağmen, zihnimde ben özgürüm.” Stephen Hawking Pink Floyd bir şarkısında şöyle der: Another brick in the wall (Duvarda bir tuğla daha). Yazar kendisi için söylemiş, etrafının bir duvarla çevrili olduğunu anlatmış. Kendisi ve etrafındakiler tarafından örülen duvar. Hiç düşündünüz mü, eşinizden, annenizden ya da oğlunuzdan ne kadar çok şey … Okumaya devam et

Vatoz Ayakkabılar

İnsanlığın gittiği yön konusunda hiçbir zaman iyimser olmadım. İnsanın yapabileceklerinin her zaman farkında oldum. İnsandan her şeyi beklerim. Ancak beklemek ile bekleneni görüp yaşamak farklı şeyler. Bugün o günlerden biri. Hemen her sabah işe gelirken tablet bilgisayarımdan bir iki siteye bakarım. Bunlardan biri de inhabitat.com. Inhabitat, ekolojik çözümler içeren mimari, tasarım, uygulama vb. haberleri yayınlayan … Okumaya devam et

İbrahim Aksaz’ı Tanımayan Var Mı?

Bu yazıyı İbrahim amcamızı kaybettiğimiz yıl kaleme almıştım. Herkesin onu tanımasını isterdim.   Güle  Güle İbrahim Amca Bir çoğumuz ofislerimizde oturmuş sanal alemin inançlarıyla devam ediyoruz hayatımıza. Bir e-mesajla gelen metinlere inanıyor ve o inandıklarımıza göre etkinliklerde bulunuyoruz. Ve ne yazık ki yanılmıyoruz. Her ne kadar sanal olsa da doğru olduklarını biliyoruz. O kadar kaptırmışız … Okumaya devam et

Vejetaryenler Uyuzdur, Gıcıktır!

Türkiye’de vejetaryen olmanın zorlukları! Kendimi bildim bileli doğada yaşayan hiçbir canlıyı yememişimdir. Bildim bileli derken çocukluğum dahil.  Annem post bebeklik döneminde balık yediğimi, teyzem yüzünden balıktan nefret ettiğimi söyler. Nasıl olmuş da Karadenizli bir aileden balık yemeyen bir çocuk çıkmış tüm sülale merak eder.  Genetik mucizeyim (ya da hata) der dururum ben de. Sonra diğer … Okumaya devam et

Yok olan sulakalanlar için benim hikayem!

1998 benim için önemli bir yıldı. Kuş sevgisiyle yıllar boyu yapılmış geziler, gözlemler, sosyal etkinlikler o yıl farklı bir kimliğe bürünmeye başlamıştı. Doğal Hayatı Koruma Derneğinin yürütmekte olduğu Konya Havzası Biyolojik Çeşitlilik Projesinin önce arazi çalışmalarına katılacak ardından da danışman olarak aynı projede çalışmaya başlayacaktım. Kuşlarla ilgili çalışmaya başlama ihtimali dahi inanılmazdı.   Konya Havzasında … Okumaya devam et