Bir Viyana Gezisi: Viyana’da Neler yapılır?

Geçtiğimiz yıllarda Ürdün’e gitmiş, orada yaşadığım turistik deneyimi bloğumda yayınlamıştım. Bu yazının oldukça okunduğunu söyleyebilirim. Belki de Ürdün’e çok giden olmadığından ya da gidenlerin pek blog yazısı kaleme almadığından olabilir. Her ne kadar Viyana ile ilgili internette çok daha fazla yazı bulunsa da ben yine de kendi deneyimimi yazayım dedim.

Öncelikle bu gezinin 2015 yılında ve ocak ayında yapıldığını belirtmeliyim. Bir kış deneyimi. Yine bu gezi daha çok çoluk çocuk yapılan ve gece hayatı/ eğlence gibi bilgileri içermeyen bir yazı. Son ön bilgi de şu olsun: Viyana için şu iki yazıyı da okumanızı öneririm: tinyurl.com/kxfs4zy ve yazargezer.com/html/viyana.html.

 

Şehre genel bakış ve fiyatlar

Öncelikle Viyana’nın şu ana kadar bulunduğum en pahalı şehir olduğunu belirtmeliyim. Restoranlar, kahveler, marketler ve hediyelik eşyalar. Başka ülkelerde aradığınız ürünlerin fiyatlarının ne kadar olduğunu bildiğinizden her alışverişte içiniz hafif bir cız ediyor.

Şehir merkezi bir çok şehre kıyasla küçük. Bir yandan diğerine yürümek oldukça kolay. Metro sistemi bir çok Avrupa şehri gibi çok sağlam. Her yer metro istasyonu. Hiç bir treni 3-4 dakikadan fazla beklemiyorsunuz. Bu süper hizmet karşılığında elbette fiyatlar da pek tatlı. Günlük biletler 7 avro, havaalanından şehre gelmek 14 avro gibi. Şehir merkezinde tüm binalara ve kiliselere ağzınız açık bakarak geziyorsunuz. Elbette bir süre sonra alışsanız da Viyana binaların ihtişamı ve sokakların atmosferi açısından oldukça büyüleyici. Bir de Stephanplatz (ki burası tam da şehrin merkezi) civarında İstiklal Caddesi tadında bir bölge var. Kış olmasından kaynaklı olsa gerek şehrin sokak sanatçıları/ performansçıları açısından biraz zayıf olduğunu söyleyebilirim. Tabi benim tecrübem dahilinde.

 

Klasik Müzik, Mozart, Opera.. Hangisine Gitmeliyiz?

Viyana’nın her köşesinde Kosava, Bosna asıllı erkek kişiler size yaklaşıyor ve bir klasik müzik konserine ya da operaya gitmek ister misiniz diye soruyor. Memlekette o kadar çok konser ve benzeri opsiyon var ki hangisine gideceğinizi şaşırıyorsunuz. Benim gördüğüm bu sıcak kanlı delikanlıların satmaya çalıştığı biletler ortaya karışık Viyana turist etkinlikleri. 40-50 avroluk biletlerle ne kadar kaliteli bir şey izleyeceğimizi anlayamadık. Programları da bir o kadar karışık. Bunun yerine şehir merkezindeki turist bilgilendirme ofisine gittik ve görevlilerden o günlerde hangi etkinlikler olduğunu öğrendik. Ancak, oradan bilet almanızı önermem. Ciddi bir fiyat farkı var. Burada güzel etkinlikleri öğrenip ardından internetten biletinizi alabilirsiniz. Biz şöyle yaptık. Musikverein’da bir etkinlik olduğunu ve hala bilet olduğunu öğrendik ve etkinlikten bir saat önce oraya gittik. Kalan biletler genelde bir saat önce salonların bilet ofisinde satılıyormuş. Biletlerimizi 48 avrodan aldık. 5 yaşında çocuğa da para almadılar. Turist bürosunda fiyat 58 avroydu ve çocuk da paralıydı. Neredeyse toplamda iki katına geliyordu.

Musikverein tek kelimeyle büyüleyiciydi. Ortam ve müziğin kalitesi rüya gibi bir deneyim sunuyor. Dünyanın akustik açısından en iyi 4 salonundan biri olarak kabul ediliyormuş (Berlin, Amsterdam ve Boston ile birlikte). Tabi son dönem akustik bilimi kapsamında yapılanlar hariç. Burada bir konser dinlemenizi öneririm. Diğer alternatif de operaya gitmek. Ona da Viyana Devlet Operasında gitmeli tabi. Ama bilet fiyatları efsane. Sahnenin tamamını gören yerler 100-120 avro arası. Biz balkondan arkalardan bir yer bulduk. Ama sahneyi kısıtlı görüyormuş. Yine de fiyatlar 40 avroydu. Gitmedik tabii. Etkinliklerden biraz önce karaborsa biletçiler tatlı bir gülümsemeyle yanınıza gelerek size tekliflerde bulunabiliyorlar.

Saraylar, Müzeler ve Hayvanat Bahçesi

Viyana saraylar ve müzeler şehri. İlk gün “acaba kombine bilet var mı tüm müzeler için” diye bir soru sorma gafletinde bulundum. Beni kibarca yanıtlayan görevli “valla burada 200’den fazla müze var. Kombine yok, olsa da alamazdınız, alsanız da hepsine gidemezdiniz herhalde” gibi kibar bir yanıt verdi. Biz 3 saraydan ikisini, şehir merkezindeki kışlık saray olan Hofburg Sarayını ve yazlık saray olan Schönbrunn sarayını gezdik. İlk saray çok büyük bir yer ve içinde birçok müze var. Efes Müzesi de buna dahil. Hepsini tek biletle gezemiyorsunuz. En tipik olanı, içinde Sisi müzesinin de olduğu 3 bölümü içeren kombine bilet. Sarayın nasıl bir yer olduğu hakkında fikre sahip olabiliyorsunuz. Bol bol tencere tava da görüyorsunuz.

Diğer saray olan Schönbrunn şehrin biraz daha dışında ama yine de çok uzak değil. Metroyla 4-5 durak. Bu saray daha bir tatlı. Hanedanlığa dair bilgiler de alıyorsunuz. Yani kim kimle evli, kraliçe hangi kızını daha çok seviyor falan. Verilen kulaklıklarda Türkçe de var. Bu saray Tiergarten denen parkın içinde ve parkın bir parçası da hayvanat bahçesi. Sarayla birlikte ortak bilet alınabiliyor. Hayvanat bahçesi türünün en iyi örneklerinden. Her ne kadar hayvanların tutsaklığına karşı olsam da Viyana Hayvanat Bahçesi yaban hayatın korunması için de aktif çalışan merkezlerden birisi. Örneğin hayvanat bahçesinin kelaynak koruma programı bizim ülkemizi de ilgilendiren bir konu. Ne alaka demeyin. Kelaynaklar bir zamanlar bu memlekette de yaşarmış. Hayvanat bahçesine bolca vakit ayırmayı unutmayın.

Saraylar dışında Leopold ve Kunsthistorisches Müzelerini de öneririm. İlki modern bir müze ve harika sergilerle dolu. Burada modern resme doyuyorsunuz. İkincisinde bolca ortaçağ resimleri, bolca İsa ve aziz resimleri görebilir, Mısır ve yakın doğuya dair çok başarılı bir müzeyi de gezebilirsiniz. Buranın kafesinde oturmak ve o büyülü ortam için pahalı kahveler içmek de yapılacaklar arasında.

Kiliseler

Ya biz Müslümanız bu bölüm bizi ilgilendirmez demeyin. Şehir merkezindeki Stephansdom Katedralinin içine girin ve büyülenin. Şanslıysanız burada bir ayine, daha da önemlisi bir org resitaline şahitlik edebilirsiniz. Pazar sabahları en çok ayin olan zaman. Ama en iyi ayin ve müzik deneyimi yine şehrin merkezindeki Augustinerkirsche’de. Ayin sırasında Beethoven ve Mozart bestelerini en kaliteli org üstatlarından ve tarifsiz korolardan dinleyebilirsiniz. Bu kilisede ayin 11.00’de başlıyor. 10.45’de orada olun bence.

Yeme İçme

Peki nerede ne yemeli, ne içmeli. Herhangi bir siteye girip Viyana’da ne yemeliyiz diye baktığınızda karşınıza ilk çıkan menü şnitzel. Bir vejetaryen olarak size bu konuda fikir vermem mümkün değil. Viyana’daki diğer önemli lezzetler tatlılar ve kahveler. Birçok yerde kahve denesem de unutulmaz bir kahve deneyimi yaşadım diyemem. Kahve tadılması önerilen 3 yerde bulundum: Julius Meinl, Central Cafe ve Cafe Hawelka. Central Cafe’de bulunma deneyimini yaşayın ve tatlıların ihtişamına eşlik edin derim. Ama daha yerel, daha sıcak, daha kafe gibi kafe görelim derseniz Hawelka en iyi seçim olacaktır. En leziz kahve ve her yerde karşınıza çıkan en yerel tatlı Apple Strudel’ın en iyisini burada yedim.

E çocuğum sen ne yedin bu memlekette derseniz apartımızda yaptığımız makarnaları saymazsak güzel ve standart bir lezzet olan Vapiano yemekleri ve Hayvanat Bahçesinde orangutan evinin içindeki Nonja Kafedeki leziz yemekler dışında bir yemek deneyimim olmadı açıkçası. Şehir merkezindeki bir Türk lokantasında lahmacunun 8,50 Avro olduğu bir memlekette pek iştah da kalmıyor aslında.

Benim deneyimim kısaca böyleydi. Çocuklu bir program olduğundan gece hayatı var mı diye bakmadım bile. Bu konuda pek parlak bir yer olduğunu düşünmesem de belli de olmaz.

Umarım faydalı olmuştur.

Bahtiyar Kurt

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s