THY’yi Değiştirmek mi, Mutlu Olmak mı?

Hayat içinde haklarımızı aramak, bazı şeylerin daha düzgün yapılması için mücadele etmek her zaman saygıyla karşıladığım ve benim de birçok alanda ısrarla “şu sistem düzelsin artık” diye çaba gösterdiğim bir konu olmuştur.

İnsan değişiyor. Ben de dahilim buna. Bazı dönemler bu değişimin hızı da oldukça keskin olabiliyor. Sanki bilinciniz o değişimin ilkelerini oturtmuş da senin haberin yokmuşçasına. Sonra hayatında önemli bir olay yaşanıyor ve o olayla birlikte bilincin yeni yazılım sürümünü de salıveriyor. Ertesi gün dünyaya, olaylara bambaşka bakan bir insan olmuşsun.

Geçen gün bir arkadaşımdan duydum. Türk Hava Yolları vejetaryenler için bir alternatif barındırmıyor. İlla önceden haber vermen gerekiyor. Ve etyemezlerden biriysen yolculukta aç kalabiliyorsun. Arkadaşım yolculuktan geri dönünce bir şeyleri düzeltmek konusunda istekli bir insan olarak havayollarını arıyor ve oradan oraya bağlanıyor telefonla. Hikayenin burası tanıdık.

Hayatı boyunca aynı bu şekilde davranmış bir kişi olarak bu olay karşısında arkadaşıma “boş ver, gerçekten boş ver” demek istedim. Hatta “bu telefon ve mesajlarla harcayacağın zamanda kendin için güzel şeyler yap, seni mutlu edecek güzel şeyler” deyiverdim, kendime şaşırarak. Ben farkında olmadan arka planda güncellenen yazılımım konuşuyordu, bünyem de doğruluyordu.

Yaşayan bir organizma olarak, bir hayvan türü olarak, temel yaşam ihtiyaçlarımızın yanı sıra mutlu ve sağlıklı olma ihtiyacındayız. Aslında basit bir hedef. Ama büyük beynimizin bize kazandırdığı bazı özellikler nedeniyle kendimizi bazı ilkeler için savaşırken, mücadele ederken buluyoruz. Aslında bakarsak, mücadelemizin sonunda bir havayolunun bir politikasını değiştirdiğimizde ne elde ediyoruz? Belki de sadece daha sonra yapacağımız 3-5 uçuşta yemek yiyebilmeyi garanti altına alıyoruz. Yada sadece fark yaratan olmak istiyoruz. Peki bunun yerine “uçakta yiyemedim, o zaman iner inmez kendime minik bir ziyafet çekeceğim” diye düşünsek, uçakta yaşananlara sinir olmak yerine hayata inat güzel bir an yaşasak? Hatta o yemeği yerken yaptığımız bu seçimden dolayı kafamızı okuduğumuz kitaptan kaldırıp tatlı bir gülümseme yaysak ve kahvemizden değerli bir yudum içsek. Yapılacak mücadelede yaşanacak sinir bozuklukları ve hayal kırıklıkları yerine mutlu bir an yaşasak! Hangisi insanı daha çok tatmin eder acaba

Kendi adıma geldiğim noktada, insanlık tarihini ve dünyanın her yanında milyarlarca insan tarafından yaşananları düşündüğümde gerçekten yaptığım birçok mücadelenin bir anlamı kalmadığını düşünüyorum. Tüm donanımlarınızdan bir dakikalığına sıyrılıp karşınızdaki olaya bu şekilde baktığınızda aslında önemli olanın an’ı yaşamak ve bunu gerçekten hayattaki son anmışçasına güzelce yaşamaktan daha değerli ne olabilir?

Geçmişi, geleceği bırakmak gerek. Onlar yaşandı ve hatta yaşanmayabilir. Şu “an” kadar kıymetli bir şey yok. On yıllar boyunca oluşturduğun ilkeler, prensipler ve tarzlarını at bir kenara. An’ı yaşa. Önündeki seçeneklere “çok basit” bir şeymiş gibi bak. Bir hayvan gibi. Yapacağın aslında çok basit bir seçim. O seçimi de senin için en önemli hedef olan “sağlık ve mutluluk” için yap.

Ofis içinde çalışma arkadaşları ya da yöneticilerle yapılan mücadeleler, sevgiliyle ya da eşle yapılan mücadeleler, dünyadaki kişi ve kurumları düzeltmek için yapılan mücadeleler… Bunların hepsi hayatından çalınmış değerli anlar. Hedeften sapmış çabalar. Çalışma arkadaşlarınla güzel bir şey üretmekten çalınmış, sevgiliyle yaşanacak binlerce güzel andan çalınmış, kendinle baş başa yaşayabileceğin güzel anlardan çalınmış zamanlar. Hangisini istersiniz: Sevgiliyle yaşanacak ve parmak ucu hücrelerinde dahi hissedilecek bir mutluluğu mu yoksa sizin ilkelerinizin onunkinden daha doğru olduğuna onu ikna etmenin tatminini mi?

Bahtiyar Kurt

 

Not: Bu yazıyı bir zamanlar binmekten dahi korktuğum bir uçakta yazdım. Korkmak, oldukça temel bir içgüdü. Bana yaşadığımı hissettiriyor. Yeni yazılımımla artık gülümseyerek, kendimin farkında olarak korkuyorum. Korkmaktan dahi zevk alıyorum. Bir nevi. 

Reklamlar

2 thoughts on “THY’yi Değiştirmek mi, Mutlu Olmak mı?

  1. Havayollarinin standart bir menu secmesi gayet dogaldir cunku inancina ve tercihlerine gore birbirinden farkli istekler, menuler mevcuttur. Ucus sonrasinda bir yerlere yazmak yerine ucus oncesinde birkac dakika ayirip internetten vejetaryan menu secmek sizi daha mutlu edecektir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s