Ürdün’e gezmeye gider miydiniz? Ben gittim, sizin için yazdım.

 

Geçtiğimiz haftalarda Ürdün’de yaklaşık bir hafta geçirme fırsatı buldum. Hayatı boyunca çoğunlukla iş nedeniyle sürekli Avrupa ülkelerine gitmiş biri oldum. Aklımın bir kenarında sürekli doğu ülkelerine gitme fikrim olsa da bir türlü bu hayali gerçekleştiremedim. Haydi bir ülke seçeyim desem Ürdün listede aşağılarda yer alırdı sanırım. Ama tam da bu nedenle aslında Ürdün beklenmedik ve iyi bir deneyim oldu.

Falafal

Ürdün’de bulunduğum süre içerisinde izlenimlerimi Facebook’tan paylaştım ve birçok arkadaşım tarafından güncellemelerin ilgi çekici olduğunu gördüm. Ürdün hemen kimsenin tanımadığı bir kültür. Bu nedenle bu yazıyı kaleme alarak derli toplu bir gözlem oluşturayım dedim. Meraklısına

 

 

 

Kültür

Ürdün yaklaşık 6 milyon nüfusu olan bir ülke. Bu rakamın yaklaşık yarısı Filistinliler. Yani zamanında ülkelerinden Ürdün’e göç etmek zorunda kalmış insanlar. Ürdün’e zamanında Irak ve şimdi de Suriye’den insanlar gelmeye devam etmekte. Yani bölgede ne zaman bir savaş olsa Ürdün kapılarını açmış komşu halklara.

 

Ürdün’de geçirdiğim vakit boyunca birçok Filistin asıllıyla konuşma fırsatım oldu. Herkes toplumsal ve kültürel olarak tam bir uyum olduğundan ve yabancılık çekmediklerinden bahsediyor. Sadece üst düzey görevlere gelmekte sorunlar olduğunun altı çiziliyor. Kısacası ülkede “Filistinliye kız vermem” gibi bir durum yok.

 

Iraktan göç etmiş kişiler yanlarında yüklü paralar getirmişler. Büyük oteller, lüks restoranlar genelde Irak yatırımı. Bir Ürdünlü bir Irak restoranı için şöyle dedi: “İçeri girmek 20 Dinar (Ürdün Dinarının Avro’dan daha değerli olduğunun altını çizeyim). Ağzını açarsan hemen bir 20 daha ödersin. Konuşmadan çıkmak lazım.”

 

AmmanBaşkent Amman’da günlük yaşam Türkiye ortalamasına oldukça benziyor. Daha muhafazakar insanların yanında gayet Ankara Kızılay havası da mevcut. Gençler kafelerde muhabbetin dibine vurmuş durumda. Meşhur Rainbow Sokakta bira içilen pub’lar dahi mevcut.

 

Amman’da dikkat çeken konulardan biri de İngilizce bilme oranı. Hangi dükkana girsem, sokakta kime danışsam herkes İngilizce konuşuyordu. Bu arada Ürdün’de konuşulan Arapça oldukça yumuşak. Dediklerine göre Körfez ülkelerindeki Arapça daha gırtlaktan ve sert oluyormuş. Ürdün, Suriye, Filistin ve Lübnan Arapçası ise birbirlerine çok benziyormuş.

 

Ürdün’de toplumun %20’si Hristiyan gerisi Müslüman. Derler ki kim hangi dinden belli olmaz. Sormayız da. Dini farklılıklar anladığım kadarıyla içselleştirilmiş. Dinin kendisi de. Türkiye’de gördüğüm sürekli bir “din şöyledir, bu konuda din böyle der, bizim tarikat daha iyidir” tartışmalarının günlük hayattaki yeri Ürdün’de pek yok. Konuştuğum insanlardan biri şöyle der: “Din beni ilgilendirir. Zor günlerde bana yol gösterir, kararlarımı alırken danışırım dini ilkelere. Beni ilgilendirir. Bugün dünyada Müslümanlığın algılanış şekli çok yanlış, bir iki yüzyıl önceye göre çok daha kötü. İnsanlar dinin felsefi anlamını kaçırmış durumda.”

 

Ürdün’de erkeklerin 4 kadınla evlenmeleri yasal olarak mümkün. Ancak bunu uygulayan birine rastlamadım. Benim tanıştıklarım “şehirde bulamazsın belki kırsalda olabilir” derler.

 

Amman’da sokakta yürürken oldukça lüks arabalar görmeniz mümkün. Porşeler, devasa 4X4’ler. Petrol olmayan bir ülkede bu zenginliğin kaynağı nedir diye sorulduğunda genel yanıt şöyle: Ürdün bir şekilde bölgede ticaretin merkezlerinden biri olmayı başarmış. Sanırım ülkedeki barış ortamı buna katkı sağlamış. Bu arada en devasa 4X4’lerin plakalarına bakınca genelde Körfez ülkelerinden geldiklerini görebiliyorsunuz.

 

Siyaset

Arap Baharı Ürdün’e çok uğramamış. Ama yine de tatlı bir esinti var. Her cuma günü şehir merkezindeki Al-Huseyni cami önünden belediye meydanına kadar bir yürüyüş oluyor ve kralın yetkilerinden biraz daha vaz geçmesi isteniyor.

 

Ülkede herkesin en büyük şikayeti yolsuzluk. Bu konuda herkes hem fikir. Hele Türkiye’den gelen birine hemen dert yanılıyor. Çünkü oradan bakıldığında Türkiye’de son 10 yıl içinde her şey yoluna girmiş gibi görünüyor. Yolsuzluk o kadar bıktırmış ki insanları ülkedeki Müslüman Kardeş hareketine sempati da artmıyor değil. MK seçim sistemi yeterince demokratikleşmediğinden seçimlere katılmıyor. Ancak girerse ciddi bir destek toplaması mümkün. MK’nın toplumdaki algısı dürüst ve çalışkan olması.

 

Türkiye algısı demiştim. Şehir merkezinde, restoranlarda ya da her yerde Türkiye’denim denildiğinde insanların ilk tepkisi şöyle: “Ooooo… Erdoğan.” Evet, çocuklara verilen Erdoğan isimleri dahi artmış. Erdoğan tam bir kahraman olarak görülüyor ve bütün olarak bölgedeki Müslümanların gururunu taşıyor. İsrail’e karşı duruş bölgede oldukça iyi prim yapmış. Olayla daha çok ilgilenenler ülkemizdeki yolsuzlukların azaldığı, ekonominin güçlendiği, insanların yaşam şartlarının çok iyileştiğini gözlemlemişler. “Ama demokrasi ve temel hak ve hürriyetlerde çok iyi değiliz” dediğimde de Ürdünlüler için pek bir anlam doğmuyor. Devletçi bir kültür ne de olsa. Bu arada Erdoğan ve Türkiye politikalarına tümden karşı olanlar da var. Nedeni de İsrail’i tanımış olmak ve bir ilişki yürütüyor olmak. Kimilerine göre İsrail diye bir ülke yok. Amman kalesinde (Al-Kala) bir rehber şöyle dedi: “Allah bizim yaşamımızdan alsın, Erdoğan’ınkine katsın.”

 

Yeme içme

Son sözler yeme içmeden. Bir vejetaryen olarak Ürdün’de çok zorlandığımı söyleyemem. Nitekim nohut (yani Arapçadaki adıyla humus) burada çok yaygın. Birçok yemeği yapılıyor. Hepsi birbirinden leziz.

 

Dönerciler her yerde. Yoğurtlu kebaplar tabi ki yeme içme kültürünün baş aktörlerinden.

 

Bir de kahve kültüründen bahsedelim. Bizdeki çay gibi, herkes her yerde kahve içiyor. Ve bu kahveye Türk kahvesi deniyor.  Ancak yapılışı biraz farklı. Su kaynatılıyor. Fokur fokurken üzerine kahve ekleniyor. Bir nevi nescafe gibi. Ve kahveniz hazır. Ben bizdeki yapılış şeklinden bahsedince de, “oooo…. o çok uzunmuş” tepkisini aldım. Ha, kahvenin istisnasız kakuleli olduğunu da söylemeliyim.

 

Kısacası, sizi gözünüz kapalı alıp Ürdün’de bir kafeye koysalar konuşmaları duyana kadar kendinizi Türkiye’de zannedebilirsiniz. Ne insanların tipolojisi ne de giyim kuşamları farklı bir izlenim vermiyor açıkçası.

 

Bahtiyar Kurt, 19 Nisan 2013, İstanbul

Reklamlar

20 thoughts on “Ürdün’e gezmeye gider miydiniz? Ben gittim, sizin için yazdım.

  1. Eline sağlık Bahtiyar. Ürdün izlenimlerini paylaştığın için teşekkürler. Ürdün, ansiklopedik bilgiler dışında pek bildiğimiz bir yer değil. Antakya’ya benzeyebileceğini tahmin ederdim ama nasıl bir yer olduğunu da merak ederdim hep. Senin bu yazınla biraz olsun bilgilenmiş olduk. Anladığım kadarıyla, Ürdün bir petrol ülkesi olmamasına karşın, senin de yazında belirttiğin gibi ülkedeki barış ortamı ekonomisine de olumlu olarak yansıyor. Uçsuz bucaksız çölde bir vaha gibi sanki… Şimdilik tabii…

  2. bir petra var görülmesi gereken, şahane bir yerdir.
    mutfağı ortadoğunun en meşhur mutfaklarındandır. türkiye ile yarışır denir hep.
    susuzluk çektikleri için israil ile ilişkileri hep sıkı tutmuşlardır bu arkadaşlar ve hiç bir ilan edilen cihada katılmamışlardır – katılsınlar dediğimden değil de – diğer araplardan uzak dururlar biraz devlet olarak.
    krallarını çok severler ve kral abdullah da çerkestir. ürdüne göç etmiş ve orada yaşayan çok çerkes var, hala at koştururlar. 😀 bir aralar esad suriyede neyse abdullah da ürdünde odur. her yerde fotoğrafları vardı şimdi durum nasıl bilmiyorum tabi. “batıcı”dır kral biraz.
    onun dışında kumda demledikleri rengi kızıla çalan çok lezzetli biraz tatlı bir çayları var.
    konuştukları dil klasik arapça değil, levanten arapçası deniyor sanırım. biraz dinleyince fransızca gibi gelmişti bana. lübnan suriye arapçası gibi.
    benim gittiğim zaman kadınlar için biraz rahatsız edici olabildiğini gördüm. nitekim laf atanı çok oluyordu.
    yine de çok güzel bir ülkedir. hava yolları da ucuz ve konforlu 😀 oraya kadar gitmişken lübnan da görülmeli derim. selam ederim

    • Merhaba, Düzeltme olarak Ürdün Kralı Araptır, Çerkes değildir kesinlikle,

      Ayrıca Ürdün Aşiretleri bu konuda Hassastır, zulumden kaçan Çerkesler Ürdüne yerleşip ve Ürüdn vatandaşı oldular, Fakat Abdullah II bin el-Hüseyin (30 Ocak 1962), 1999’dan beri Ürdün kralı. Hz. Peygember soyundandır ve Araptır.

      Kralımız II. Abdullah Kral Hüseyin’in en büyük oğludur. İngiltere ve ABD’de eğitimini sürdüren Abdullah, özellikle Londra yakınındaki Sandhurst Askeri Akademisi’nde ve Oxford’da uluslararası politika alanında birer yıl eğitim gördü, daha sonra 1984 yılında ülkesine döndü ve 40. zırhlı tugayda görevlendirildi.

      1985 yılında ABD’deki Fort Knox’ta komutanlık eğitimi ve ardından Washington, D.C.’deki Georgetown Üniversitesi’nde uluslararası politika alanında eğitimi gördü. Abdullah, 1993’te Ürdün Özel güçleri’ne katıldı ve 1996 yılna kadar özel güçlerin komutanlığını yürüttü, Ürdün ordusunun terörle mücadelede seçkin birliklerine tümgeneral rütbesiyle komutanlık yaptı.

      Babası Kral Hüseyin, veliaht prens olan kardeşi Hasan’ı gözden çıkararak, 25 Ocak 1999’da Abdullah’ı veliaht prens ilan etti.

      1993’te Filistin asıllı Rania el Abdullah ile evlendi. Bu evlilikten 4 çocuk babasıdır.

      • merhaba. Muhammed bey ben öğretmenlik yapıyorum. Ürdün’e arapça eğitim için gelmek istiyorum. cevap verirseniz sevinirim.

  3. Ben is icin 2 aydir burdayim(Urdun) 2.gelisim ama ekonomik olarak cok zorluyor butceyi. 90dolar=63urdun dinari bir kisiye 3 gun gidiyor. Birde dil bilmeyen turist oldugunda turkiye gibi korkunc bir artis oluyor fiyatlarda. Ben keske sadece vejeteryan olsam. Trakya adami icin korkunc, hayatimizda bildigimiz baharat karabiber ve tuz burda bir suru adini bilmedigim otlar var. Ve su bir gercek felafe yenmesi gereken birsey… kakule ile ilk tanismam urdunun ucaginda yasadim ki kendisi ile aram yok. Alisik olunmayan tat yadirganiyor. Dead sea denen, lut golu dunyanin tuz orani en yuksek suyu, dalmayi gexin suda oturabiliyorsun, cok korkunc kirmiI gozlere sahip olmamak icin dalmaya calismayin yapamazsiniz zaten a, bone ve deniz gozlugu mutlaka kullanin.

    • Merhaba Nur hn
      Is için gittim demiştiniz.İş için 6 ay kalma durumum var.Masrafları ve kalacak yeri şirket karşılayacak araştırma icindeyim.
      Ülkenin sosyal kültürel anlamda farklı tecrübeleri okumaya ve dinlemeye ihtiyacım var.Açıksası bölge olrsk çok iyi görünüyor birazda arapça öğrenebilirsem bana katkısı büyük olacak.
      tşkler

  4. Ben dört gün kaldım bir Türk olarak gerçekten ayrıcalıklı bir vatandaş oldunuzu hissedebiliyorsunuz tatbiki iyi yönde bence ürdün gidilip görülmesi gereken bir yer.

  5. Yazinizi cok begendim aslinda gitmek istedgim ulkelerden bi kac arkadasimda var fakat teredduut ediyo insan haliyle 🙂 hatta konustugum arkadasima sen bence turksun dedigim oluyo cunku yabanci gibi durmuyorlar. Bilgiler icin teselkurler.

  6. iki sene ammanda kaldım.petra .lut gölü .vadi rum. akaba. Al Qarak Al Qatrana.eski amman ..amman merkezdeki lezzet istanbul restorana uğrayabilirsiniz..

  7. merhaba kısa süre sonra bir düğün daveti için gideceğim ve yazdıklarınız çok hoşuma gitti. çok güzel bir şekilde anlatmışsınız. teşekkürler

  8. Oncelikle elinize kolunuza saglik. Cok kisa birsey danismak istiyorum. 2016 Mayis ayi her acidan Urdun ziyareti icin uygun mudur?

  9. Bende kısa bir sureligine urdunun tek liman şehri olan agabada bulundum. kzldeniz en ust köşesi şehir de hersey normal seyirde aynı bir Turk şehri gibi yani. caddelerde bol restoran ve kafe var. İsrail n vbir Şehriye bitişik diye bilirim Hz. Musa sv. nn bu şehir civarında allah hutayla konuştuğu bilinir. Ayrıca akşam olunca dagda yeşil renkli buyuk bir kurani kerim resmi sanırım buda İsrail bir gönderi gibi geldi bana ayrıca yine Hz musa peygambern kzldeniz mucize sisi nu civarda gerçeklesmistir .gormeye değecek bir yer olmasi sadece manevi olabilir bence

  10. Emekli ihtiyar delikanliyim bir ülkeye arapca ögrenmek ve birazda değişik ülkede yaşıyayım gayesiyle bu ülkeye gelmek istiyorum ! Ne önerirsiniz – yaşam şartları – hayat pahalılığı -lisan öğrenebileceğim ortam birildri bana bilgi verebilirse teşekkür ederim .

      • Selam aleykum ayni siruhu sisede soruhirum belki bana yardımcı olabilirsiniz şimdiden tesekkur ederim –

        Emekli ihtiyar delikanliyim halen bir tabancı ülkede yasiyirum şimdide bir arap ülkesinde arapca ögrenmek ve birazda değişik ülkede yaşıyayım gayesiyle bu ülkeye gelmek istiyorum ! Ne önerirsiniz – yaşam şartları – hayat pahalılığı -lisan öğrenebileceğim ortam birildri bana bilgi verebilirse teşekkür ederim . Bttl@hotmail.fr .

  11. SelamunAleykum okulum için bir arastirma yapiyorum ürdün hakkinda. Sayfa sahibine veya diger kardeslere bir sorum olacakti.
    Yabanci isciler ürdün’e gelirken kefalet sistemiyle mi geliyorlar? Birçok arab ülkelerinde kefalet sistemi var. Ama Ürdün hakkinda hiçbir haber bulamadim. Aceba ürdün’de bu sistem yokmu? Yardimci olursaniz sevinirim. Simdiden tesekkürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s